İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI), tek bir spermin doğrudan olgun bir oositin yani dişi yumurta hücresinin sitoplazmasına enjekte edilmesidir. ICSI, birincil olarak geleneksel In-Vitro Fertilizasyon (IVF)'dan sonra gebe kalamayan veya az sayıda sperm hücresi mevcut olduğunda kullanılan bir yöntemdir. ICSI Kimlerde Kullanılır? Yukarıda listelenen nedenlerden biri olmayan çiftlerde ICSI kullanımı, geleneksel IVF'den daha az etkilidir ve önerilmez. ICSI için sırayla yapılanlar Başarı Oranları İntrasitoplazmik morfolojik olarak seçilmiş sperm enjeksiyonu (IMSI)
Klasik IVF’de yumurtayı dölleyecek spermin doğal yollarla seçilerek fertilizasyonun doğal sürecini birebir taklit etmesine karşın; ICSI’de sperm, uygulamayı yapan kişi tarafından doğrudan yumurta içine bırakılmaktadır. İşlem için hareketli spermler seçilir, fakat işlemden önce sperm mutlaka immobilize edilmeli yani hareketsizleştirilmelidir.
ICSI sonrası döllenme oranları yaklaşık %50-80'dir. Döllenme olmamasının ana sebepleri genellikle zayıf yumurta kalitesi veya spermin canlı olmamasıdır. %8-20 oranında da ICSI işlemine bağlı hasar sonucu döllenme gerçekleşmemektedir. ICSI, özellikle blastosist transferi ile kombine edildiğinde monokoryonik ikiz plasentasyon riski artırıyor gibi görünmektedir. Fakat veriler şu an için yeterli değildir.
Sperm seçmek için daha yüksek güçlü bir mikroskop lensi kullanan bir ICSI varyasyonudur. Bu yöntem embriyoloğun spermi daha ayrıntılı olarak değerlendirmesine olanak tanır. Bazı çalışmalar, bu tekniğin daha kaliteli spermi seçtiğini ve geleneksel ICSI ile karşılaştırıldığında daha yüksek gebelik oranları ve daha az düşük oranları ile sonuçlandığını ileri sürmektedir. Bununla birlikte, IMSI'yi destekleyen veriler günümüzde sınırlıdır ve IMSI’nin şu an rutin kullanım için ICSI'nin yerini alması söz konusu değildir.
ICSI